Aşk-Mantık-Günah Üçgeninde Evlilik

416

Evlilik müessesesi toplumumuzca kutsal kabul edilir. Çünkü toplumun temel yapı taşı olan ailenin oluşumunun ilk adımı, kapısı hatta bir nevi besmelesidir evlilik.

Evlenmek için bir nikah memuru ve iki şahit yeterli midir peki? Toplum organizmasının hücresi olan aile sadece birkaç prosedür ile kurulabilir mi? Hayır dediniz değil mi?

Peki evlilik için başka ne gerekli? Aşk, sevgi, saygı, mantık, ev, otomobil, para…

Engelli Koşu Mu Evlilik Mi Belli Değil

Günümüz ekonomik şartları ve sosyal medyada hızla yayılarak moda olan söz, nişan, kına ve düğün törenlerine dair yeni adetler(!) göz önüne alındığında gençler ile evlilik arasında bir çok engel olduğunu görebiliriz.

Konuya maddi açıdan yaklaştığımızda ortaya karamsar bir tablo çıkabilir. Fakat çiftlerin ve ailelerin ortak akılda ve makul çerçevede anlaşmaları ile bu engeller ortadan kalkabilir.

Aşk Lazım

Manevi açıdan baktığımızda ise evlilikte bir kadın ve bir erkeğin kalben ve aklen uyum sağlamalarını, birbirlerine karşı aşk, sevgi, saygı hislerini beslemelerini bekleriz. Çünkü kimse kavga etmek, eşini üzmek, üzülmek ya da boşanmak için evlenmez.

Mantıklı Olalım

Neden Mantık evliliği? diye soracak olursak eğer zenginlik ve yaşam standartları ilk akla gelen sebepler olacaktır. Aşka inanmamak, aşkta aradığını bulamamak, çocuğuma iyi anne/baba olur düşüncesi ve daha bir sürü sebep mantık evliliği ile sonuçlanabilir.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2018 yılı evlenme ve boşanma istatistikleri:

Evlenen çiftlerin sayısı 2017 yılında 569 bin 459 iken 2018 yılında yüzde 2,9 azalarak 553 bin 202 oldu.

Kaba evlenme hızı binde 6,8 olarak gerçekleşti.

Boşanan çiftlerin sayısı 2017 yılında 128 bin 411 iken 2018 yılında yüzde 10,9 artarak 142 bin 448 oldu.

Teşvikler ve Tavsiyeler

Bu şekilde sayısal verilere dönüşen evlilik müessesesi maddi manevi engeller ve çevresel faktörler yüzünden gençlere korkutucu gelebiliyor. Ancak teşvik edici unsurlar da yok değil. Devlet çeyiz desteği ve konut desteği ile yeni evlenecek çiftlere yardımcı oluyor. Aile büyükleri ise evlat mürüvveti görme motivasyonları ile bazen gençleri sıksa da 🙂 yine de en büyük destekçileri oluyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da birçok konuşmasında gençlere, yeni evlilere ve ailelere bu konuda teşvik edici hitaplarda bulunmuştur. Hatta geleneksel ve yeni medyada çokça gündem olan bu konu ile ilgili Türk Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık da Twitter hesabından paylaştığı fotoğraf ile evlilik hakkında tavsiyesini yazdı. Kınık’ın birçok kullanıcı tarafından yorum ve alıntı yapılarak düşüncelerini, tecrübelerini paylaştığı tweet:

https://twitter.com/drkerem/status/1139193250097614851

Günahtan Korunmak İçin Evlenmek

Konuya dini boyuttan bakıldığında akılları karıştıran yorumlarla karşılaşmak mümkün. Erken yaşlarda yapılan evliliğin bireyleri günahlardan alıkoyduğu söylenebilir. Ahlak zemininde yeşeren bir toplum inşası için bu teşvikin elbette haklı sebepleri vardır. Fakat evlilik niyetinin yalnızca bu amaca binaen ortaya çıkması ne kadar doğrudur?

Kelam ve Tefsir üzerine çalışmaları bulunan ve Dâru’l-Hikme İslami İlimler Merkezi’nde dersler veren Talha Hakan Alp Hoca Twitter hesabından bu konuya şöyle bir örnekle değiniyor:

“Günahtan korunmak için evlenmek (?) Bu konuda herkes hemfikir mi? Meşhur Arap şairi Ferezdak’a, ‘evlilik insanı haramdan korur’ demişler. Ferezdak, ’Bilakis! Ben evlenmezden evvel validem ibadet ve tâatla meşgul olurdu. Ben de ona her zaman hürmet ve itaat ederdim. Vakta ki evlendim, validem geliniyle kavgaya başladı, ne ibadet kaldı ne tâat! Ben de kızıp valideye darladım; ne hürmet kaldı, ne itaat! demiş. (Külliyyât-ı letâif)

Gençlere yönelik “harama düşmemek için bir an önce evlen” tavsiyesi, kısa vadeli dinî endişelere cevap verse de, eş uyumu ve aile huzuru gibi uzun vadeli zorunluluklar açısından ne kadar sağlıklı sorgulamak lazım. İslamî camianın evlilik-boşanma istatistiklerine de bakmak lazım.

Ayrıca bu yaklaşım evliliği pratik bir ihtiyaca indirgemeye yol açabilir. Bu da eş seçimi, duygusal uyum ve aile olabilme özen ve direncine kadar bir dizi temel hususa gölge düşürebilir. Romantik beklentisi yüksek gençliğin -bilhassa kızlarımızın- tepkisini kestirmek zor değil.”

Örnekler ve tecrübeler üzerinden tartışılabilir bu müesseseyi hangi teraziye koyarsak en güzel netice elde edilir? Biz yine de oyumuzu aşktan yana kullanalım 🙂

Nureddin Yıldız Hoca da bizi destekliyor:

“İlerde aşık olursunuz evlenin diyenlere sakın inanmayın gençler!”

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz