Bir Gün İtfaiyeciler Kitapları Yakan Kişiler Olursa!

532

Hayal edin: Bir gün itfaiyeciler yangını söndürmek yerine kitapları yakan kişiler olursa!

Ray Bradbury’nin 1951’de yazdığı Fahrenheit 451 kitabı tam olarak böyle günleri getiriyor önümüze. Geçmiş her zaman iyidir; Ahhh o eksi günler…  Şimdiye ise katlanıyoruz işte; geçecek bu günler de… Gelecek ise her dönemde yok edici, yasaklayıcı, korkutucu… Tam da bu geleceğin korkulu beklentisini görüyoruz; Fahrenheit 451’de.

Ray Bradbury’nin bilim kurgu klasiği Fahrenheit 451’e yazana kadar yazdığını birçok öykü var. Kendisi de bu kitaba gidene kadarki yolda yazıklarını burada topladığını belirtiyor. Kitapta Şenlik Ateşi, Parlak Anka, Yaya adlı öykülerinin birleşiminden oluşmuş gibi algı oluşabilir. Ama özünde Yaya adlı öykünün biraz genişletilmiş ve açılmış hali diyebiliriz.

Ray Bradbury’nin ‘Fahrenheit 451’ isimli kitabı Fransız yayıncı Super Terrain tarafından sadece sayfalara ateş tutulunca okunacak şekilde basıldı.

Ray Bradbury’nin Fahrenheit 451’daki en dehşet verici cümle: “Yakmak bir zevkti.”

İnsanların kitap okumaktan nefret ettiği, devletin kitapları yasakladığı bir gelecekte, İtfaiyecilerin yangın söndürmek yerine yangın çıkaran, yasaklanan kitapları yakmanın mesleği olduğu bir itfaiyecinin bütün o kitapları kurtarmak için giriştiği mücadeleyi anlatıyor, Ray Bradbury…

Kitaplar romanın kurgusu içinde geçmişte, bugün bildiğimiz kitap halindelerken, gittikçe hızlanan taşıtlar, haberleşme ve gündelik hayatla beraber insanlar bir süre sonra ancak özet okuyabilecek zaman bulabiliyorlar ve bu nedenle aynı yazar ve kitap adıyla ama sadece özet içeren kitaplara dönüşüyor.

Bir zamanlar yalnızca altı buçuk metre boyunda olan reklam panoları bile, araçlar daha hızlı gitmeye başlayınca insanların daha uzun süre görebilmesi için uzatılıyor. Derken insanlar kısa bir süre sonra hiç kitap okuma gereksinimi dahi duymamaya başlıyorlar. Bu da kitapları gereksiz ve değersiz kılıyor. Kısa ve öz olmayan bütün kitaplar “sakıncalı içerikli” olarak adlandırılıyor.

“Kitaplar bize ne tür eşekler ve aptallar olduğumuzu hatırlatmak içindir. Kitaplar, tören alayı büyük bir gürültü içinde caddede ilerlerken, Sezar’ın kulağına, ‘Unutma, Sezar, sen de ölümlüsün,’ diyen pretoryen muhafızlarıdır. Çoğumuz dünyayı dolaşıp herkesle tanışamayız, bütün şehirleri göremeyiz. Bunun için zamanımız, paramız ve bu kadar çok arkadaşımız yoktur. Aradığın şeyler, Montag, dünyada, fakat vasat bir insan için onların yüzde doksan dokuzunu görmenin yolu kitaplardan geçer.” Diye anlatır kitapları Montag’ın amiri.

Kitapları kurtarmak için bir kitaptan bir cümle okuması yeterli olan kahraman itfaiyecimiz Guy Montag. Montag’ın karısı Mildred, evde sayısı bir hayli artırılmış televizyonlar karşısında günü geçiren, çok düşünmeyen, yaşamından memnun ve toplumdaki tüm insanlar gibi sosyallikten uzak ve toplumsal düzenden, sistemden oldukça hoşnut bir karakter iken, ansızın karşısına çıkan Clarisse ise doğaya hayran, özgürce dolaşan, formal eğitim sistemini reddeden bir karakter.

Fahrenheit 451: Kâğıdı Tutuşturan Nokta

Ray Bradbury’nin kitabına isim arayışı içinde olduğu zamanlarda,  itfaiye servisini arayıp kâğıdın yanma sıcaklığını sorduğunu kitapta anlatıyor. Aldığı cevap “451 Fahrenheit” derece olduğundan bunu öğrenince, daha fazla üzerinde düşünmeden kitabına bu ismi koyuyor.

Bradbury, Fahrenheit 451’in kiralık bir daktiloyla yazdığını anlattığı röportajının bir kısmında, insanın hayattaki amacını keşfetmesinin ve kimseye kulak asmayarak canının istediğini yapmasının önemi üzerine şunları söylüyor:

“Yaptığınız işi sevin ve sevdiğiniz işi yapın. Size bundan vazgeçmenizi söyleyen hiç kimseyi dinlemeyin. Hayal gücünüz hep hayatınızın merkezinde dursun. Mesela ben… 12 yaşımdayken her gece yalnız kaldığımda Mars’a bakar ve “Beni eve götür” derdim. Mars hakikaten beni eve götürürdü, ben de geri dönmezdim. Son 75 yıldır hep bu şekilde, geceleri Mars’a giderek yazabildim. Hiç bırakmadan…”

“Kitaplar zeki, parlak ve bilgedir. Okumayı bilirseniz, mükemmel bir hayat eğitimi alma şansınız olur. O zaman demokrasilerde nasıl oy verileceğini de zaten öğrenirsiniz. Okumayı bilmeyenlerin seçme ve karar verme kabiliyeti olmaz.”

Kitap 1966’da sonradan da 2018’de beyaz perdeye uyarlandı.

Ray Bradbury’in İlgilinizi Çekebilecek Diğer Eserleri: 

  • Cadılar Bayramı Ağacı,
  • Resimli Adam,
  • Eve Dönüş,
  • Mars Yıllıkları,
  • Uğursuz Bir Şey Geliyor Bu Yana,
  • Güneşin Altın Elmaları,
  • Sonbahar Ülkesi,
  • Karahindiba Şarabı

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz