Deli Dumrul’u Diz Çöktüren Neydi?

760

Deli Dumrul’u tanır mısınız? Hani şu Duha oğlu Deli Dumrul, hani Dede Korkut Hikayeleri’nin kuru çayın üstüne köprü yapıp gelenden geçenden haraç kesen, Azraile meydan okuyan yiğidi… Bu hikaye bize neler söylüyor?

Deli Dumrul savaşçılığı ve korkusuzluğu ile nam salmış bir yiğittir. Karşısında diz çöktürmediği kimse yoktur. Bir gün bu cengaverliğini sınamak için artık su akmayan kurumuş bir çaya bir köprü yapar. Bu köprüden geçenlerden 30 akça, geçmeyenlerden döve döve 40 akçe haraç kesmeye başlar. Böylece günler gelip geçerken bir zaman köprünün başına genç yaşta ölmüş bir delikanlıyı taşıyan bir grup insan gelir. Feryat figan içinde olanlara neden ağladıklarını sorar Deli Dumrul. Yiğitlerinin ölümüne ağladıklarını söylerler. Kim aldı bu yiğidin canını, diye sorunca da Azrail cevabını alır ve gazaba gelir. Kimdir bu Azrail de böyle gencecik canlara kıyıyor? Cesareti varsa karşıma çıksın diye meydan okur? Onunla dövüşmek için el açar Allah’a yalvarır.

Deli Dumrul, bir gün bir toy düzenler ve bu toyda birden bire Azrail karşısında belirir. Onun heybeti karşısında ne yapacağını bilemeyen Deli Dumrul, önce direnmeye çalışsa da karşı koyamaz. Bunun üstüne onunla pazarlığa girişir ve Azrail onu, kendi canına karşılık bir can getirmesi halinde bağışlayacağını söyler. Deli Dumrul, önce annesine sonra babasına gider ve canlarını kendisi için vermelerini diler. Fakat can tatlıdır ve onlar buna razı gelmez. Son olarak karısına gider, can dilenir. Karısı ise onsuz bir hayatı yaşamanın zaten bir anlamı olmayacağını ve canını seve seve yoluna kurban edeceğini bildirir. Fakat Deli Dumrul onun bu haline dayanamaz ve Allah’a, ya ikimizin canını beraber al, ya ikimizi de bağışla, diye yalvarır. Allah onları affeder ve ikisine upuzun bir hayat bağışlar. Azrail’i ise annesi ile babasına yolar ve canlarını alması emrini verir. Deli Dumrul ve karısı yüz kırk yıl mutlu mesut yaşarlar.

Evet, hikayemiz özetle böyle. Kimseye boyun eğmeyen Deli Dumrul, Azrail’in yani Allah’ın gücü karşısında diz çöküyor. Maddi gücü ve varlığı ile kendini herkese meydan okuyacak konumda gören insanın ilahi kudreti unutmasını, yok saymasını, hatta o kuvvete karşı pervasız hale gelişidir Deli Dumrul’un cesareti ve cengaverliği. Ve bir yüzleşme hikayesidir bu. İnsanın kendi güçsüzlüğü ve zayıflığı ile yüzleşmesi. Üstelik bir teslimiyeti anlatır hikayemiz, maddi alemden manevi aleme açılan gözün teslimiyeti. Ve tabi bir de sevdiği uğruna tatlı canından geçmenin anlatısıdır. Sınanmanın ve bağışlanmanın, Allah’ın affediciliğinin bir yansıması aynı zamanda. Aslında hikayenin daha söylediği pek çok şey var, fakat biz şimdilik bunlar üstünde biraz düşünelim.

Deli Dumrullar bugün hala aramızda yaşıyor, hatta belki içimizde. Dahası elimizi çabuk tutup biz bu Deli Dumrullar ile yüzleşmezsek, Azrail ile karşılaştığımızda her şey için geç kalmış olabiliriz. Öyle ya modern zamanlarda sevdiği için canını vermeye razı olacak insan bulmak da zor…

Semra YAMAN

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz