İNSANIN GELİŞİMİNDE GENETİĞİN ROLÜ

484

İnsanın gelişimi anne ve babadan aldığı kromozomların birleşimi ile başlamaktadır. Edinilen bu genetik yapı anne karnında tekli aylarda gelişip çiftli aylarda durarak boyunca dokuz ay boyunca hızla büyür. Yaşam boyunca kişinin karşılaşacağı birçok durum bu dönem içine şekillenir.

Örneğin cinsiyet, çeşitli hastalıklar, özürler, üstün yetenekler genlerin kodlarına yazılır. Yine ebeveynlerin şişmanlığı ilerde bireyde görülecek obezitenin birincil nedenlerindendir. Boyun uzun mu olacağı kısa mı olacağı yine bu yapıyla bağlantılıdır. Çevresel etkilerle bunlar bir ölçüde değiştirilebilse de üst sınırın belirleyicisi yine genetik kodlardır.

Dünyadaki bütün bebeklerin anne karnında geçirdikleri gelişim evrelerinin aynı olması gibi  doğumdan itibaren bütün çocuklarda temel gelişim fizyolojik kodların gereği paralel yürür. Bebeklerin ilk davranışları reflektiftir ve bunlar çevresel etkilerle değiştirilemez. Emme, tutma ve adım atma refleksleri hemen doğum sonrasında tüm bebeklerde gözlenebilir. Çünkü ilkel beyin devrededir.

Zamanla farkındalık oluşturma başlar ve bebek dış dünyanın ayrımına varmaya başlar. Emekleme, yürüme, koşma, tutma, yakalama, konuşma, dil öğrenme vb. eylemlerin yapılması çevre değil fizyolojik yapını olgunluğa ulaşması ile ilgilidir. Bunların şifreleri ise genetik kodlarımızda yazılıdır ve vücut ile beyin yeterli gelişimi gösterdiğinde kendiliğinden ortaya çıkarlar.

Bebek gelişimi esnasında dış dünya ile kurduğu her türlü bağlantıda çeşitli şemalar oluşturur. Bu şemalar beyinde bilişsel bazı bağlantıların kurulumunu sağlar. Ne kadar çok şema oluşturulursa o ağ o kadar çok büyür. Ayrıca zamanla tanıma ve hatırlama tepkileri görülür. Bunlarda farkındalık oluşumunun ve hafızanın yani uzun süreli belleğin çok yüzeysel de devreye girdiğini gösterir.

Dil öğrenimi de yine bunun bir sonucudur. Bebek etrafında duyduğu dilin mantığını zaman içinde beyninde işler ve bununla ilgili de bir ağa oluşturur. Bu sayede bir bebeğin üç hatta dört dili birbirinden ayırabilmesini ve onların her birinin mantığını, dizgesini aklında tutabilmesini sağlayacak oranda büyü, kompleks bir kurulum gerçekleşir.

Görüldüğü gibi tüm bu yeterliklerin elde edilebilmesi için insan beyninde bir çeşit sistem kurma yetisinin doğuştan var olması gerekmektedir. Chomsky ve Sasurre gibi bilim insanlarının sistem kurma yönündeki savunularını doğrulayan bu veriler insanın gelişiminde doğuştan getirilen özelliklerin ne denli önemli olduğunu göstermektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz