İstanbul’un Fethi ile İlgili En Güzel Şiirler

561

29 Mayıs 2019… İstanbul’un fethinin 566’nci yıl dönümü.

İstanbul’un fethi çağ açıp çağ kapatan tarihi bir hadise. İstanbul sadece Fatih Sultan Mehmet tarafından değil ondan önceki padişahlar tarafından da pek çok kez kuşatılmış ama oranın fethi Fatih Sultan Mehmet hariç kimseye nasip olmamıştı.

Fetih konusuna farkındalık yaratmak ve İstanbul’un fetih edilmesinin coşkusunu tüm ülkede yaşamak amacıyla 29 Mayıs tarihi fetih günü olarak kutlanmaktadır.

İstanbul’un Fethi ile ilgili en güzel şiirleri sizin için derledik:

Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiler, kalyonlar çekilecek…
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek…
Yürü: “Hala, ne diye oyunda oynaştasın?
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
Sende geçebilirsin yardan, anadan, serden…
Senin de destanını okuyalım ezberden…
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden…
Elde sensin, dilde sen… Gönüldesin, baştasın:
Fatih’in İstanbul’u fethettiği yaştasın!
*Fetih Marşı/Arif Nihat Asya

*********

Havanın mavisinde, denizin yeşilinde
Bir türkü, Ortaasya’dan beri duymuşuz.
Anamızın sütünden bayraklara kadar
Yüce fetihle büyümüşüz.Yakmış gecemizi yıldızlar
Burçlardan yana uyanmışız.
Bir yazı gibi tepeler alnında
Yazılmışız, silinmişiz.
*Fetih Zamanı/Fazıl Hüsnü Dağlarca 

*********

Ruhumu eritip de kalıpta dondurmuşlar;
Onu İstanbul diye toprağa kondurmuşlar.
İçimde tüten bir şey; hava, renk, eda, iklim;
O benim, zaman, mekan aşıp geçmiş sevgilim.
Çiçeği altın yaldız, suyu telli pulludur;
Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.

Denizle toprak, yalnız onda ermiş visale,
Ve kavuşmuş rüzgar onda, onda misale.
İstanbul benim canım;
Vatanım da vatanım…
İstanbul,
 İstanbul…
*Canım İstanbul/Necip Fazıl Kısakürek

*********

Boğazı bir başka
Gören düşer aşka
İnsanları bir başka
Ey istanbul, ey istanbul

Haydarpaşa’dan kalkar tren
Gemiler öttürür siren
Bu güzelliği Tanrıdır veren
Ey istanbul, ey istanbul
Adı çıkmış Beyoğlu’nun
Bunları yazan, ben kulunun
Gözdesisin sen
Ey istanbul, ey istanbul
*İstanbul/Cansu Sarımaden

*********

Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Kamyonlar kavun taşır ve ben
Boyuna onu düşünürdüm,
Niksar’da evimizdeyken
Küçük bir serçe kadar hürdüm.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Sonra âlem değişiverdi
Ayrı su, ayrı hava, ayrı toprak.
Mevsimler ne çabuk geçiverdi
Unutmak, unutmak, unutmak.
Fatih Sultan Mehmet Han
Babasının yapmak istediğini o yaptı
Kuşandı kılıcını zırhını
Aldı askerlerini yanına
Tek hamlede bindi atına
Babası için aldı İstanbul’u
İstanbul başkentimiz oldu
Herkese karşı hoşgörülü oldu
O kimmi FATİH SULTAN MEHMET HAN
*İstanbul/Cahit Külebi

*********

Nice kanlar döküldü hep bu şehrin uğrunda
Günü geldi İstanbul Fatih’indi sonunda
Fatih’e İstanbul’u bahşeyledi yaradan
“Bu şehri fetheyleyen,O ne güzel kumandan”
Zaten hep Fatih’eydi o hadis ve işaret
Nice yiğit vardı da edemedi cesaret
O emir gelmeseydi İstanbul’a mevladan
Lakin girilemezdi ne deniz, ne karadan
Ey İstanbul! Yücesin, bekledin Fatih’ini
Değiştirdin bir anda Fatih’in talihini
*Fetih/Salman TOPAL

*********

…var ki İSTANBUL /…yok ki İSTANBUL
Sana bilmem hangi yönden bakayım
Gece başka gündüz başka güzelsin
Kâinatta eşsiz tek ve özelsin
Çağlar değiştirdi sevdan İSTANBUL
Efendimiz malum ezelden tanır
Binlercesi şehrin can kıskanır
Sinende yaşayan cennettir sanır
Cihanda emsalin yok ki İSTANBUL
*İstanbul Destanı/Zeki İ.Kızılışık

*********

Geçen yıllarda İstanbul’u
En güzel şehir sandım.
Sakın demeyin “Niye?”
Tarihi eserler var diye.
Geçen yazlarda
Hep yüzsen diye düşündüm
Anladınız, yüzmeyi severim,
Başka da var herhalde sevdiklerim.
Güzel Yemyeşil Şehirdir İstanbul
Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan
Bu iki kıta arasında köprü olan
Tarihi eserleriyle hayranlık uyandıran
Güzel yemyeşil şehirdir İstanbul
*Geçen Yıllarda/Fatih Mehmet Karaca

*********

Geldik surların önüne,
İçimizde garip bir sevinç
Tamamlamışız vuslatın tadını
Böyle hiç.
Yeditepe kardeş kardeş gülümser,
Boğaz’ın mavi rüzgârları,
Bir esinti sarhoşluğu içinde
İstanbul sizin der.
*Bizans Göründü Karşıdan/Arif Hikmet PAR

*********

Aştık geçilmez dağlar üstünden
Öyle vakur, öyle heybetli
Vardık ot bitmeyen vadilere
Ayağımız değdi yeşerdi!
Gönlümüzde büyüklüğü Asya’nın
Yıktı köhneliğini orta zamanın
Zamanın karanlığı ortasında
Şimşek örneği parlayan kılıcımız
Nur yağdırdı aydınlık yeni günlere
Eskilik, karanlık düşüverince yere,
Dağlar, denizler misali,
Yol verdi gemilere!
*İstanbul’un Fethi/İbrahim Minnetoğlu

*********

Allah diye çağlarken gözlerden sel
Boş çevrilmez duaya açılan el

Yeter ki istesin yüce yaradan
Peş peşe yürür gemiler karadan

Günlerce hisarı dolaştı, gezdi
Önce tasarladı sonra da çizdi

Hazırlıklar yaptı vermeden emir
Döktürdü topları eritip demir

Bin dört yüz elli üç mayıs sabahı
Son bulacaktı mazlumların ahı

Nur yüzüyle Akşemseddin secdede
Sabahlara kadar alnı yerlerde

“Ya Rab! Onca sahabeler aşkına
Dağıtıp çevirme bizi şaşkına

Üçler, beşler, kırklar, yediler için
Yardım et ki; düşmesin, yerlere din…
*Fetihle Fatih/HALİL MANUŞ

*********

Ah ahh! Anlatamam seni İstanbul,
Taşına, toprağına paha biçemem,
Derelerini, tepelerini düzleyemem,
Ne kadar övünsen de sana yakışır.
Nice nice insanları bağrına bastın,
Güzel çirkin demedin hepsini sardın,
Suyunu da para ile satın aldım,
İçilecek suyun kalmamış İstanbul.
*İstanbul/Hasan Hüseyin Bayar

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz