Kadınların Tarihi Güzellik Sırları

801

Güzellik bütün kadınların vazgeçilmezi. Güzelleşmek için sadece günümüz dünyasında değil, tarih boyunca şaşırtıcı yöntemler uygulanmış. Kişisel bakımın ötesinde bir prenses imgesinin hayaliyle kadınlar neler yapmamış ki…

İşte size hem faydalanabileceğiniz, hem de bolca şaşıracağınız birkaç uygulama örneği. Güzelliğin peşinde, kadınların keşifleri:

Safran yağı kullanımı: Yüzyıllar öncesinden beri kullanılan Safran yağı, özellikle Mısırlı kadınların gözdesiymiş. Cildin parlaklığını ve gençliğini korumasını sağlayıcı özelliği ile hâlâ da kullanılıyor.

Beyaz kurşun: Kadınlar çok eski tarihlerde, -henüz parfümeri sektörü diye bir şeyin olmadığı zamanlardan bahsediyoruz- çeşitli aromatik bitkilerin özleriyle birlikte beyaz kurşunu tepkimeye sokarak bir çeşit parfüm üretimi yapıyormuş. Demek ki bu yöntemin uygulandığı zamanlarda cildin o zararlı kurşunu emerek kana geçeceğini bilmiyorlarmış.

İdrar: Özellikle maddi olarak daha kompleks ürünleri alma gücü olmayan yoksul kadınların tarihte saçlarının rengini açmak için idrar kullandığı söyleniyor.

Dana eti maskesi: İmparatoriçe Elizabet’in cildinin gençliğini korumak için dana eti maskesi yaptırıp gece onunla uyuduğunu duymuş muydunuz?

Gül suyu kullanımı: Antik Mısır’a uzanan bir güzellik sırrı da Gül suyudur. Cildin nem dengesini ve yatışmasını sağmakta birebir olan gül suyu Anadolu’da da en çok kullanılan ürünler arasında. Üstelik çok şanslıyız, Isparta gibi gülleriyle meşhur bir şehrimiz var.

Maş maskesi: Maş fasulyesinin haşlanıp ezilmesiyle elde edilen bu maskeyle kadınlar yüzyıllardır ciltlerini akne problemlerinden arındırıyor. Bu maske antik Çin’e kadar uzanan bir geçmişe sahip.

 

Kuru cilt fırçası: Japon kadınlarının geleneksel yöntemi olan kuru cilt fırçalama ile cilt uyarılarak ve kanın hareketlenmesi sağlanarak kolajen üretimi hızlandırılıyor. Bu yöntem yaşlanma geciktirici bir uygulama olarak çokça kullanılmış. Bunu Türk usulü hamamda uyguladığınızda bir nevi keseleme de diyebiliriz.

Ceviz kabuğu: Kadınların hem ciltlerini beyazlatmak için hem de özellikle dişlerinin beyazlığını korumak için ceviz kabuğu kullandığı biliniyor. Kabukları öğütüp toz haline getirdikten sonra dişlerini bu tozla günde üç kere fırçaladıkları söyleniyor.

Kül şampuanı: Killi kayaların ya da odunlardan elde edilen küllerin orpa tohumu, meyan kökü, saman çöpü, tavşan kulağı gibi şeylerle karıştırılıp kaynatılarak hem bir çeşit deterjan hem de şampuan elde edilmesinin tarihi de hayli eskilere dayanıyor.

Anne sütü: Kadınların anne sütünü bir miktar safran karıştırarak saçları için bir çeşit sarı saç boyası elde ettiklerini duymuş muydunuz?

Lahana Yaprağı: Lahana yaprağının iyileştirici yönünü hiç duydunuz mu? Özellikle emziren kadınların göğüslerindeki yaralar için kullandıkları bir sebze lahana. Soğuk bir lahana yaprağıyla bütün halde göğsü sarıp bir süre bekletmenin faydalı olduğu söyleniyor.

Masaj mucizesi: Kadınların özellikle yüzlerine uygulattıkları masajlarla güzelliklerini koruma, yaşlanma izlerini geciktirme ve silme çabaları da antik Çin’den beri biliniyor. Bunun için ilginç aletler dahi üretilmiş.

Ağda: Bu yöntem kadınların güzellik uğruna katlandıkları en acılı uygulamalardan biri belki. Vücudun istenmeyen tüylerinden kurtulmak için yüzyıllardır kullanılan ağdanın sir ağda ve şekerli ağda olmak üzere iki türü çokça kullanılır. Şekerli ağdanın daha az acılı olduğu söylense de buna inanmak için denemeniz gerek.

Bal kullanımı: Balın şifasının yenilerek elde edilmeyeceği yine Antik Mısır’a uzanan bir geçmişten beri biliniyor. Cildi nemlendiren, aknelerden temizleyen ve yumuşatan balı sade ya da birkaç ek bitkisel ürünle birlikte cilde uygulamak bugün de yaygın bir doğal güzelleşme yöntemi.

Hindistancevizi yağı: Her coğrafyanın iklimine uygun güzellik ürünleri olması gayet normal. Güney Asya gibi Hindistan cevizinin bol olduğu coğrafyalarda kadınların özellikle saçlarını güçlendirmek için kullandıkları yağ, artık modern dünyada bütün kadınların elinin altında.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz