Kaplumbağa Terbiyecisi Gerçek mi?

533

Kaplumbağa Terbiyecisi Osman Hamdi Bey’in 1906 yılında tuval üstüne yağlıboya tekniğiyle resmettiği tablosudur.

Osman Hamdi Bey’in kendisini resmettiği söylenen tabloda elinde ney sırtında vurmalı bir çalgı taşıyan kırmızı cübbe ve yemeni ile sarılmış kalpak giyen bir adam, üzerindeki sivri kemerli alınlıkta “Şifa’al-kulûp lika’al Mahbub” yani “Kalplerin şifası, Sevgiliyle (Hz. Muhammed) buluşmaktır” yazılı pencereden dışarı bakmaktadır. Resimdeki mekanın Osman Hamdi Bey’in diğer eserlerinde de görebileceğimiz Bursa Yeşil Camii’nin üst kat odasıdır.

Sanatçı bir sene sonra bazı farklılıklar yaparak ikinci defa aynı tabloyu resmetmiş ve dünürü Salih Münir Paşa’ya ithaf etmiştir.

Kaplumbağa Terbiyecisi’nin Sırrı

Peki bir Osmanlı entelektüeli olan Osman Hamdi Bey neden böyle bir eseri resmetti? Üzerine birçok yorum yapılan tablonun esin kaynağı gerçek bir meslek miydi?

Osman Hamdi Bey 1869 yılında babasına yazdığı mektupta kendisine gönderdiği dergi için teşekkür etmektedir. Bahsi geçen dergi devrin en gözde seyahat dergisi olan Tour du Monde’dur. Dergide İsviçreli bir diplomatın Japonya üzerine yazdığı yazı Osman Hamdi Bey’in ilgisini çekmiştir.

Dergide Kaplumbağa Terbiyecilerinin resmedildiği bir gravür ve devamında şu bilgiler yer almaktadır;

“Terbiyeciler küçük bir davulla çaldıkları ritim eşliğinde kaplumbağalara sıra halinde yürümeyi ve alçak bir masanın üstünde üst üste dizilmeyi öğretirler.”

Osman Hamdi Bey’in Kaplumbağa Terbiyecisi tablosunu söz konusu makale ve gravürden esinlenerek  resmettiği  düşünülebilir.

OSMAN HAMDİ BEY KİMDİR?

Hikayesi 30 Aralık 1842 yılında İstanbul’da başlayan Osman Hamdi Bey’in çoğu kişi tarafından ressam olarak bilinse de arkeolog ve müzecilik gibi iki önemli mesleği daha var. İmparatorluğun eğitim amacıyla yurtdışına gönderdiği 4 öğrenciden biri olan Osman Hamdi Bey hukuk ve resim öğrenimi gördüğü Paris’te 10 yıldan fazla kaldı. Döndükten sonra yaşamı boyunca ülkenin çağdaşlaşması için çaba harcadı. İlk Türk arkeoloğu olmasının yanında İstanbul Arkeoloji Müzesi’ni ve bugün ki Mimar Sinan Üniversitesi’nin temeli olan Sanayi Nefise Mektebi’ni kurarak uzun yıllar yöneticiliğini yaptı. Dünyaca ünlü İskender Lahdini bulan ve İstanbul’a getiren kişi olan Osman Hamdi bununla birlikte modern anlamda Türk müzeciliğini de başlatarak eserlerin yurtdışına çıkışını da yasakladı. Türk resminde ilk figürlü kompozisyonu kullanan ressam olan Osman Hamdi Bey’in en önemli eseri ise şüphesiz ‘Kaplumbağa Terbiyecisi’dir.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz