Merak Duygunuz Mucizeniz de Olabilir Felaketiniz de

594

Merak, her yerde, her şeyde bizi harakete geçiren güç. Merak ederek öğreniyor, merak ederek ilerliyor ve merak ederek başımızı belalara sokuyoruz…

Önce öğrenme ile bağına bakalım. Merak, bebeklikten itibaren bizi insan yapan özellikleri kazanmamızın ilk basamağı belki de. Bir şeyin peşine düşmenin, bir şeye kafayı takmanın, bir şeyin hayalini kurmanın yolu meraktan geçiyor. Ve tabii hayatta başarılı olmanın. Dünyayı ileriye taşıyan icat ve keşifleri yapan kişilerin en büyük ortak noktalarından büyük bir merak duygusuna sahip olmalarıdır. Beynimizin hipotalamus bölgesinde doğan, merak olumlu ve olumsuz sinyallerin kortekste oluşturduğu sinaptik bağlar sayesinde zihnimiz bizi öğrenmeye doğru iter. Bu merakımızın uyandığı şeyle ilgili bir konsantre olma halini oluşturur. Algıda seçicilik ile birleşen bu konsantrasyon sayesinde gözümüz kulağımız, zihnimiz merak ettiğimiz konuya adeta kilitlenir ve onunla ilgili bilgi toplamaya başlar. Boş bir bilgisayar klasörünün için doldurmak gibi, merak ettiğimiz mesele ile ilgili her türden görsel, işitsel, dokusal vb. bilgiyi kaydederiz. Böylece akla hayale gelmez denilen pek çok keşif ve icat hayatımıza katılır.

Doğrusu merakını gerçekten işe yarar noktalara kanalize edebilmiş insanlara bütün bir uygarlığın ilerlemesi ve iyileşmesi için çok ama çok ihtiyacımız var.

Bilinmezlik bizi çeker. İçimizde bizi, önümüze gelen her düğümü çözmeye çağıran bir ses vardır. Bu sese bazen kulak vermemek gerekse de “merakına yenilme” sıklığımız daha çoktur. Bilinmezin peşinden gitme, düğümleri, problemleri çözme güdümüz sayesinde yeni insanlar tanıma, yeni coğrafyalar keşfetme, yeni bilgi sahalarını anlama yolunda merakımızın arkasına takılırız. Yani aslında merak hem bir ilerleme hem bir öğrenme aracı olmanın yanında bir de sosyalleşme vasıtasıdır. İnsanlar arasında diyalogların gelişmesi bu merakla başlar; karşımızdakinin nereli olduğundan, yaşından, ilgi alanlarından tutun da hangi yemeği, hangi rengi sevip sevmediğine kadar hemen her şeyi merak edebiliriz. Merak yoluyla toplanan bilgilerin oluşturduğu klasör, zihnimizde bir şey ya da bir kimse hakkında yakınlaşma veya uzaklaşma yönündeki kararı meydana getirir.

Her şeyin olduğu gibi merakın da yersiz olanı bize zarar veriyor. Ne var ki bu duyguyu dengeleme konusunda çoğumuz zorlanıyoruz öyle değil mi? Bunda bütün kabahati kendinizde bulmayın. Öyle bir zamanda yaşıyoruz ki, dört bir yandan bütün bir dünya bizim ilgimizi ve merakımızı bile isteye ya da farkında olmadan cezbetmeye çalışıyorken bazen kendimizi merakın akıntısına kaptırmamız da normal. Yapmanız gereken doğru uyarıcılara kulak vermek.

Yine de yersiz merakın insanın çevresinde istenmeyen kişi olmasından başlayarak, türlü kötü deneyimlerin sıkıntısını yaşamaya uzanan bir davetiye olduğunu unutmasak iyi olur. Ha bir de şu var; neden hep merak eden taraf olasınız ki biraz da merak edilen taraf olmayı deneyin. Ara sıra keşfedilmemiş bir gizem olmanın tadını çıkarmak hiç de kötü bir alternatif değil…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz