‘Mustafa Uslu Sineması’ diye bir gerçek…

375

Uzun zaman önce Eşkıya ile Türk sineması Yeşilçam günlerine olan özlemini giderken için bir kapı açılmıştı. Şener Şen ve Uğuru Yücel’in oynadığı 1996 yapımı Yavuz Turgul sinemasının şaheserlerinden Eşkıya ile Türk sineması özlem duyduğu bir üretim sürecine ilk adım olmuştur.

2005 yılında Çağan Irmak’ın ‘kendi çocukluğu mu, değil mi?’ sorularının çok sorulduğu birçok sahnesi ile adından çokça söz edilen Babam ve Oğlum filmi de, Eşkıya kadar önemli bir etki yaptı sinemamızda.

Bu iki önemli geçiş süreçleri ile Türk sineması büyük ivmeler kazandı ve büyük prodüksiyonlu, bazen Yeşilçam kıvamında bazen modern sinema tarzlarında bazen de tarihe ışık tutan filmlerle gişe rekorları kırıldı, bazen de Oscar’a katılmaktan bahseder olduk.

Yavuz Turgul, Çağan Irmak, Reha Erdem, Nuri Bilge Ceylan, Semih Kaplanoğlu, Onur Ünlü, Yılmaz Erdoğan, Cem Yılmaz, Şahan Gökbakar, Ata Demirel… Sinemaya farklı şekil ve alanlarda emek ce seri işler üreten birçok isimlerin başında gelenler oldu.

Son dönemde Önce Ayla başarısı ile hayatımıza giren daha sonra Müslüm filmi ile dikkatleri toplayan, Çiçero, Turkish Dondurma gibi tarih filmleri ile üretime devam eden Mustafa uslu sineması hayatımıza girdi. Yakında zamanda “Naim Süleymanoğlu” biyografik filmi, “Dumlupınar” tarihi film ile tekrar sinemalarda izleyeceğiz. Ve bu üretim devam edecek.

Hepimizin milli duygularının damarını bulan, yazılan her senaryoda gerçekler kadar kendi yorumlarının da olduğu belirtilen, hiçbir zaman ticari bir gerçeklikleri olmadığının savunulmayacağı, izlerken bol bol keyif alıp, gülüp, ağlanan; bol arabesk, ince espriler olan ve magazinsel yaklaşımlarla filmler. 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz