Nuri Killigil ve Milli Savunma Sanayiinin Geçmişi

414

Türkiye, bulunduğu coğrafya dolayısıyla tarihin her döneminde dikkatleri üstüne toplamış ve milletlerin hakimiyet kurmak istedikleri bir yer olmuştur. Bu yüzden bu topraklarda devletin bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyabilmesi başka birçok etkeni de barındırmakla birlikte öncelikle güçlü bir ordunun ve savunma sanayiinin varlığı ile mümkündür. Türk ordusu dünyanın sayılı büyük güçlerinden biri olarak ülkenin müdafaasına her an hazırdır. Savunma gücü de günden güne yerli üretimler ile dışa bağımlılıktan kurtulmaktadır.

Aslında bu yerli üretim hamlesi çok daha eskiye dayanmaktadır. Nuri Killigil, yerli silah sanayiini daha 1950’lerin öncesinde oluşturmaya çalışmış, fabrikalar kurup üretime geçtiği halde şaibeli bir şekilde fabrikasıyla birlikte yanarak can vermiş bir öncü. Şimdi size günümüzde sağlanmaya çalışılan yerli savunma sanayiinin önemli yerli geliştiricilerinden biri olan Nuri Killigil’i tanıtalım.

Nuri Killigil, Romanya’nın Kilya bölgesinden Kastamonu’nun Bozkurt ilçesindeki Killi Köyü’ne yerleşmiş bir ailenin oğludur. I. Dünya Savaşı’nda Başkomutanlık yapan Enver Paşa’nın kardeşi ve Bekir Kunt Paşa’nın yeğenidir. Babası Hacı Ahmet Bey’in işi dolayısıyla İstanbul’da ikamet ettikleri 1890 yılında doğmuştur. Manastır Askeri Lisesi’ni ve Harp Okulu’nu bitirdikten sonra binbaşı olarak Hassa Teşkilatı’nda görev yapmıştır. 1911 Trablusgarp Savaşı’nda cephede savaşmış, 1915-1918’de Libya’da İtalyanlara karşı direniş hareketine katılmıştır. 1918’de Kafkas İslam Ordusu’nun Başkumandanı olarak Bakü’yü Rus ve Ermenilerin elinden kurtarması dolayısıyla “Bakü Fatihi” olarak anılmış, Azeri şairler tarafından adına şiirler yazılmıştır. Bakü’ye Nuri Paşa ve askerleri adına bir şehitlik yapılmıştır. I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı yenik sayılınca Enver Paşa ülkeyi terk etmiş, Nuri Paşa da ülkeye ancak onun ölümünden sonra dönmüştür.

İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanlarla örtük bir ittifak ile geçmişte gerçekleştirilemeyen Kafkas Türklerini bir araya getirme projesini yeniden aktive etmeye çalışmıştır. Bu yıllarda ülkenin güvenliği için elzem olan savunma sanayiini dış kaynaklara bağlı kalmadan kurmak için tarihi atılımlarda bulunmuştur. Önce Zeytinburnu’nda ardından Sütlüce’de tabanca, mermi, matara, demir çubuk, gaz maskesi, havan ve havan mermisi üretimi yapan fabrikalar kurmuştur. Büyük bir başarı kazandığı bu işte yoğun talep görerek dikkatleri üzerine çekmiştir. II. Dünya Savaşı’nın Almanya aleyhine kaybedilmesi üzerine Alman yanlısı olanlar baskı altına alınmıştır. Nuri Killigil ise böyle bir dönemde 2 Ağustos 1949’da Sütlüce’deki fabrikasında çıkan şaibeli bir yangında beraberindeki 27 kişiyle birlikte can vermiştir. İlk yerli savunma sanayi atılımlarından biri böylece atıl bırakılmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz