Para, Futbol ve Politika…

357

Pazar günleri tatile uygun, yumuşak ve tatlı yazılar yazılır. Bunlar, dinlenme gününe uygun şeyler olmalıdır. Zaten okumayan bir toplumuz; böyle bir günde zihnimizi vereceğimiz ya da zorlayacağımız şeyler olmamalıdır. Ben de bu geleneğe uyacağım elbette; Başlığa bakıp da aklınıza yanlış şeyler gelmesin….

Elbette yazma sebebimi bir futbol maçının sonu tetikledi. Maç gününe kadar yükselen/yükseltilen tansiyon ve maç… Hatta şöyle demeliyim: kısır bir maç… Ben futbol yorumcusu değilim. Anlarım fakat ne ilgilenmek gelir içimden ne bir cümle söylemek ne de yazmak… Ama sosyal meseleler çok yönlüdür ve öyle değerlendirilir. Toplumda olan-bitene ya da toplumun sürüklendiği noktalara bakarken, futbolu kullanılan bir enstrüman olarak görüyorsanız mutlaka bahsetmek zorunda kalıyorsunuz…

Sizce toplumdaki en büyük ayrışma malzemeleri neler? Evet! Bunu size soruyorum. Ama ezberden cevap istemem. Sahaya bakın ve öyle konuşun! Çünkü ezberler ya da ezberletilenler size gerçeği söylemeyecektir. Ayrışma nedeni olsun diye uğraşılan hususlar da var ama bizim asıl aradığımız ayrışma nedeni olanlar…

Centilmenlik, sağlık, kardeşlik vesaire bir sürü tatlı kelimeyle lanse edilen futbolun insanları getirdiği noktayı görüyor musunuz? Evet! Futbol, takdim edilirken melek, ama sahaya bakınca başka şeyler görüyorsunuz. Oynanan oyunlar var! Ama sorun şu ki bunu futbolcular oynamıyor. Belki futbolculardan başka herkes oynuyor: Kulüp yöneticileri, Köşe yazarları, taraftar grupları, siyasiler… Velhasıl, futbol bir toplumsal ayrışma noktası haline geliyor, getiriliyor. Birbirlerini parçalamaya hazır insanları siz belki başka türlü tarif etmek istersiniz ama ben böyle görüyorum.

Tabii mesele futbolun kendisi olmayınca, tablo futboldan ibaret de olamaz. Zaten dediğim gibi yazmak istediğim futbol da değil!

Siyaset asıl ayrışma noktalarından birisi. İnsanlar parti tutar, parti destekler… Memleketin nasıl daha iyiye gideceği sorusunun cevabı çok farklı değilse de bu soruya farklı insanlar farklı cevaplar verecektir, verebilir. Ama bu bir kavgaya dönüştüğü zaman kullanılan argümanlar giderek zayıflar ve sadece daha az sayıda tarafgirin kavgasına dönüşür. Siyasetin, siyaset yapmanın amacı unutulur, kaybolur…

Ve menfaat dünyası! Yemek için para kazananlar vardır, para kazanmak için birbirini yiyenler de… Aradaki çizgiyi kaybettik ya da kayboldu. Ülke, küresel bir mücadelenin sahalarından birine dönüşünce, her şey malzeme olabiliyor. Eline tutuşturulan ağacı, ekilecek bir çubuk olarak da gören var, insanları dövmek için bir sopa olarak gören de…

Niyetim derin tartışmalar değil! Sakin sakin oturmaya ne oldu? Her ateşe benzinle koşanları bir tarafa bırak! Alevlerden beslenenleri görmezden gel! Nemelazım deme ama sükuneti de kaybetme.

Gürültü, ahengi olmayan, rahatsız edici ve sınırlarına riayet edilmemiş bir düzensizliktir. Bazen de amacı başka sesleri perdelemektir. Ben gürültüye bakmayan insanlara izliyorum. Her şey bittiğinde, ülkeyi taşıyanların sessiz sedasız işlerini yapan bu insanlar olduğu anlaşılacak…

Davut Göksu

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz