Sakalını Maviye Boyatan Şair: Cemal Süreya

104

Cemal Süreya, Türk şiirinin unutulmaz kalemi, II. Yeni’nin öncü isimlerinden biri olan Cemal Süreya kimdir?

Bir şairin şiirlerini hayranlıkla okuyan herkes şairin hayatını ve kişiliğini merak eder. Ona ulaşmaya, onu tanımaya çalışır. Biyografiler bu yüzden önemlidir, fakat sadece biyografiler mi ya, şairin kendi kaleminden dökülen her türlü yazı, onun hakkında yazılan denemeler, portreler, eleştiriler… Bir sanatçının dünyasını tanımanın en tatlı yolu onun mısralarını okumak olsa da bu mısraların sizinle daha iyi konuşmalarını, size kendilerini açmalarını istiyorsanız okuma yelpazenizi genişletmeniz şart.

Bir aşk iddiasında Süreyya isminden bir “y”yi kaybedip imzasını Cemal Süreya’ya çeviren şair…

Ölümüne az kala sakallarını maviye boyatan şair…

Turgut Özal’a birlikte intihar etme çağrısını gazetede ilana veren şair…

Üvercinka ile şiirin Türk şiirinin rotasını değiştiren sanatçı…

Marjinal insan sözünün Türk edebiyatındaki vücut bulmuş hali Cemal Süreya…

Cemal Süreya, 1931’de, Erzincan’ın Pülümür ilçesinde doğdu. Asıl adı Cemalettin Seber. Anadolu’nun farklı şehirlerinde geçen bir çocukluk dönemi oldu. Ortaokulu Bilecik’te okudu, liseyi parasız yayılı olarak Haydarpaşa Lisesi’nde. Üniversiteyi ise Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde Maliye ve İktisat Bölümü’nde. Mezun olunca Maliye Bakanlığı’nda müfettiş oldu. Fakat bu hesap işlerinin yanında o ruhen tam bir sanatçıydı ve kendini edebiyat dünyasına bir mıknatıs gibi çeken güce yasladı.

1953’te henüz üniversite yıllarında ilk şiiri olan Şarkısı Beyaz’ı Mülkiye dergisinde yayımladı.  Lise sıralarında aruz denemeleri ile başlayan yolculuğu, üniversite yıllarında serbest vezinde karar kıldı. 1958’de Üvercinka ile Yeditepe Şiir Ödülü’nü aldı.  1959’da askere gitti. 1961’de Papirüs dergisini kurdu. 1965’de müfettişlik görevinden ayrıldı.   1966’da Türk Dil Kurumu Edebiyat Ödülü’ne layık görüldü. Fransızca’dan yaptığı çevirilerle hayatını idame ettirmeye başladı. 1971’de yeniden Maliye Banlığı’nda görev aldı. 1978’de Kültür Bakanlığı’nda Kültür Yayın Kurulu’nda Danışma Üyesi oldu. 1982’de müfettişlikten emekli oldu.

Bütün bu yıllar içinde Türk şiirinin II. Yeni anlayışı içindeki sarsıcı isimlerinden biri olarak eserlerini yayımlamayı sürdürdü. Marjinal insan oluşunun son imzası olarak ölümüne yakın sakallarını maviye boyadı. Modernist imgeyi şiirin merkezi haline getirdi. Yeditepe, Oluşum, Pazar Postası, Yazko, Hürriyet Gösteri, Milliyet Sanat,  gibi yayım organlarında şiirlerini ve yazılarını yayımladı. Toplu şiirleri 1984’te Sevda Sözleri adı altında çıktı.

4 defa evlendi( Seniha Nemli, Zuhal Tekkanat, Güngör Demiray, Zuhal Tekkanat ile tekrar, Birsen Sağnak), aşklarıyla gündeme geldi. 29 farklı evde oturdu. 9 Ocak 1990’da İstanbul’da hayatını kaybetti.

Semra Yaman

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz