SERGÜZEŞT-İ GAZETE-Yİ OSMANÎ: Osmanlı’da Gazetenin Üstlendiği Roller

574

Osmanlı Devleti’nde gazetelerin rolü halkı eğitmek, bilinçlendirmek ana çatısı altında incelenirken birkaç açıdan bakılabilir. Başlangıçta çoğu devlet görevinde bulunan kişilerce çıkartılmaya başlanan gazeteler bilimin-eğitimin gelişme ve sorunlarını ele alarak topluma yeni bir bakış açısı kazandırmayı amaçlamıştır. Bu yüzden gazetelerde ağır ve ağdalı bir üslup yerine halkın anlayacağı dil benimsenmiş, ayrıca yayın ve eğitimle ilgili haberlere önem vermiştir. Bir alışkanlık oluşturmak için birçok defa bu konularla ilgili ilanlar ücretsiz dağıtılmıştır. Batılı eğitime destek vererek toplumun daha çağdaş bir konuma gelmesi, Batılı ülkelere karşı kaybedilen eski itibarın ve gücün yakalaması ve modernliği topluma mal etme amaçları doğrultusunda çalışılmıştır. Bu çabalar sonucunda zamanla okuma alışkanlığında bir artış olduğu gözlemiştir.

Halka daha çağdaş bir yaşam anlayışı benimsetme yolunda çoğu zaman toplumun mevcut hali ile Batı kıyaslanmış ve gerek siyasi, gerek sosyal anlamda ülkenin içinde bulunduğu durumun değişmesi gerektiği savunularak, sık sık saray ve çevresinin tepkisi çekilmiştir. Bu yüzden birçok gazete kapatılmış, bu fikirleri seslendiren birçok kişi sürgün edilmiş, yahut yurtdışına kaçmak zorunda bırakılmıştır. Esasen ülkenin ve toplumun Batı karşısında daha iyi bir konuma gelmesi gayesinde saray ve gazeteler birleşse de bu amaca ulaşma yolundaki ayrılıklar sorunlara yol açmıştır. Diğer taraftan karışıklıklar çıkararak toplumu daha da gerilere çekmek isteyen muhalif, dış kaynaklı kimi yabancı gazeteler de çıkartılmıştır.

Gazetelerin çeşitleri ve baskı sayıları arttıkça kamuoyu oluşturma rolü öne çıkmaya başlamıştır. Daha önce de değinildiği gibi ilk gazetenin(Takvim-i Vekai) 250 adet basılmasından 25 bin baskı yapacak kadar okur toplayan gazetelere(İbret) uzanan bu süreçte, halk haberleşme, fikirleri benimseme yahut reddetme noktasında gazetelerden okuduklarına itibar eder hale gelmiştir. Özgürlük, medeniyet, batılı yaşam söylemlerinin halka taşınması gazeteler aracılığı ile gerçekleşmiştir.

1839’da Tanzimat Fermanı’nın yürürlüğe konmasından devletin önde gelen aydın ve bürokratları ülkenin içinde bulunduğu durumla ilgili yorumlarını topluma ulaştırabilme, çeşitli sahalarda yapılan reform hamleleri ve modernleşme adımlarıyla ilgili halkın bilgilenmesini-bilinçlenmesini sağlayarak ülke sorunlarına duyarlı bir kamuoyu oluşturma noktasında gazeteleri bir araç olarak görmüşlerdir. Tanzimat döneminde etkin olan isimler Namık Kemal, Ahmet Mithat Efendi, Ziya Paşa, Şinasi gibi edebiyatçı kimliğe de sahip kişilerdir. Aynı zamanda çoğu Batı’yı yakından tanımış devlet adamları olan bu aydın kesimin mensupları bu dönemdeki ana gayeye uygun olarak edebiyatı halkı eğitmede bir araç olarak kullanmıştır. Batı’ya olan yönelim ile edebiyatımızda daha önce kullanılmayan türler, konular ve akımlar; gazeteler aracılığı ile tanıtılmış ve benimsetilmiştir. Batılı edebiyat ürünlerinin tercümeleri şeklinde başlayıp ardında telif eserlerin gazetelerde gün gün tefrika edilmesini içeren bu süreçte Türk edebiyatı yeni bir ekseni benimsemiş ve tiyatro, hikaye, roman, günlük, mektup vb. türlerle tanışmıştır.

Avrupa’da iki yüz yıl öncesinden beri kullanılan bir haberleşme aracı olan gazeteyle Osmanlı Devleti’nin çöküşten kurtulmanın çarelerini aradığı 19. yüzyılda tanışması bir gecikmenin işareti olmakla birlikte, gazete kısa süre içinde aydın kişiler eliyle topluma mal edilmiş ve bir kamuoyu oluşturma aracı haline gelmiştir. Ayrıca Batı’dan alınan röportaj, roman, tiyatro, anı vb. türlerin tanıtılmasında ve uygulanmasında en büyük rolü üstlenmiştir. Bu türlerde işlenen asri yaşam tarzı, özgürlük, bireysellik gibi fikirler okurlara aşılanmıştır. Böylece yeni bir toplum yapısının temelleri atılmıştır. Batılı eğitim anlayışı, bilimsel gelişmeler, yeni icatlar, farklı toplumlarda yaşanan siyasi-sosyal olaylar, savaşlar vb. gazeteler aracılığı ile halka duyurulmaya çalışılmıştır. Yenilikçi bir dünya görüşünü benimseyen aydın kesimin siyasi anlamda Saray ile aralarındaki fikir ayrılığı ve bu süreç içindeki yeni talepler yine gazeteler aracılığı ile ortaya konulmuştur.

Kaynaklar:

  1. Tanpınar, Ahmet Hamdi, 19. Asır Türk edebiyatı Tarihi.
  2. Ulusoy Nalcıoğlu, Belkıs, Tanzimat Dönemi Türk Gazeteciliği ve Türk Basının İlkeleri

Semra YAMAN

2 YORUMLAR

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz