‘Wellness’…. 12 İyi Yaşam Trendi…

313

Her yılın sonunda yemek, sağlık, spor, yaşam stili, teknoloji gibi pek çok kategoride trend analizleri yapılıyor. Biz de bu sene yapılan analizler sonucunda ortaya çıkan “wellness” yani iyi yaşama dair yeni yılın trendlerini siz canım kendim’ciler için derlemeye karar verdik.

2020 Yılının Bilinmesi Gereken 12 İyi Yaşam Trendi

Öncelikli olarak dikkatimizi çeken konu; Ekolojik farkındalığın artacağı ve hayatımızda iklim sorunlarını iyileştirmeye dair çok daha fazla adım atacağımız oldu. Sonuçta dünya için yaptığımız her iyilik aslında kendimiz için bir iyilik yapmak anlamına geliyor. Gelin sağlıklı ve iyi yaşamaya dair bu akımları yakından inceleyelim.

1. Bitkisel Temelli Yaşam

Dünyamızda bir süredir dikkatlerin çekildiği küresel çevre ve iklim problemleri maalesef ki sandığımızdan çok daha hızlı bir şekilde büyüyor. Yaşadığımız bu alanı korumak için bireysel olarak başlatacağımız pek çok hareket dalga dalga büyüyerek kitlesel bir farkındalığa dönüşebilir. Bu hareketlerden biri de 2020 yılında sık sık duyacağımız bitkisel temelli yaşam olacak. Bu sadece vejetaryen veya vegan olmak değil.

Elbette ki beslenme şeklinizi tümden değiştirmek veya sebze-meyveyi daha sık tüketmek bunun bir parçası olabilir. Bitkisel temelli yaşam dediğimizde kendimizi ve çevremizi bitkisel ağırlık beslenmeye, kendi sebze-meyvelerini yetiştirmeye, ekolojik gündemi mesele edinmiş oluşumları (mekanlar, sivil toplum kuruluşları, organizasyonlar) desteklemeye teşvik ederek tam anlamıyla bir farkındalık oluşturabiliriz.

2. Dijital Detoks

İnternet, cep telefonları, bilgisayarlar ve tabletler artık hayatımızın bir parçası olmuş durumda. İş, eğitim veya sadece keyif için günün büyük kısmını ekranlar karşısında geçiriyoruz. Bu bir gereklilik ama fazlasının da negatif dönüşleri olduğunu biliyoruz. Fiziksel ve zihinsel sağlığımız için bu yıl uzmanlar ekran karşısında geçirdiğimiz sürelerin kısıtlanmasına daha çok dikkat çekecekler.

Teknolojik dünyada gereğinden çok daha fazla vakit geçirmeyi aza indirgeyerek hem kendimiz hem de çocuklarımız için büyük iyilik yapmış olacağız. Bu konuda irade oluşturana kadar mobil cihazlara yüklenen uygulamalardan faydalanabilir ve ekran karşısında geçirdiğiniz süreyi ideal sınırlar içine getirebilirsiniz.

3. Hücresel Güzellik

Konu güzellik olduğunda uzun yıllar boyunca önce kozmetik ürünlerin etkilerini takip ettik; ardından da yaşam tarzlarımızı veya beslenme şekillerimizi değiştirdik. Günün sonunda güzelliği hep dış görünüş üzerinden ve dış faktörleri kullanarak iyileştirmeye uğraştık. Artık hücresel güzellik kavramını daha çok duyacağız. Cildi hücresel seviyeye inerek güzelleştirmek, tıbbın, dermokozmetiğin ve gıda desteklerinin sayesinde daha kolay ve hedefe yönelik olacak.

4. Eko-kaygının Yükselişi

Kaygı kelimesi kulağa ilk seferde olumsuz gelse de konu ekoloji olduğunda işler biraz değişiyor. Bu yıl eko-kaygı kavramını daha çok duyacağız. Çevresel sorunlara karşı duyulan umutsuzluk, endişe, çaresizlik gibi hisler ekolojik kaygının temellerini oluşturuyor. Çevreciler ve uzmanlar bu durumun diri tutulmasını ve yeni yılda bunu daha çok konuşmamız gerektiğini belirtiyor. Bu sayede farkındalık yaratıp çevreyi korumak adına bireysel aksiyonları alacağız.

Yani kaygıyı pozitif bir duruma çevirerek iyi yaşam adına kendimize, çevremize ve gelecek kuşaklara fayda sağlayacağız.

5. Çalışmama Süresi

Çalışmak hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Hem hayatımızı idame ettirmek hem de üreterek fayda sağlamak için günümüzün büyük ve önemli kısmını çalışarak geçiriyoruz. Bazılarımız ise işten eve döndüğümüz veya tatile çıktığımız anların büyük kısmında zihninde de işleri dolaştırarak aslında durmadan çalışmaya devam ediyor.

Halbuki kendimize gerçek bir “çalışmama süresi” verdiğimizde stres faktörlerimiz azalacak, zihinsel ve fiziksel sağlığımız iyileşecek ve aslında işimizde daha verimli olacağız. Yani aslında çalışmayıp sadece kendimize vakit ayırdığımız zamanallr yarattığımızda ortaya çıkaracağımız işler daha doğru ve faydalı olacak.

6. Sürdürülebilir Hayatlar

Sürdürülebilirlik kavramı yine yeniden hayatımızda olacak. Aslında bu bir trendden çok daha fazlası, yaşamımızın rutinlerinden biri olmalı. Dünyaca içinde girdiğimiz küresel çevre problemlerinin çözmenin altında sürdürülebilir yaklaşımları gıdaya, endüstriye, gündelik hayata uygulamak yatıyor.

En önemli ayaklarından biri de plastik kullanımını azaltmak ve hatta mümkünse sıfıra indirmek. Bu yıl gıda sektöründe dünya çapında büyük markalarından geri dönüştürülebilir ve sürdürülebilir ambalajların haberini sık duyacağız. Aslında bu yola baş koymuş pek çok kişinin hedefi “zero waste” yani “sıfır atık” boyutuna erişmek. Kolay değil ama adım atmaya başlamak için şimdi tam zamanı.

7. Anti-aging Terimine Veda

Yıllar boyunca farklı mecralardan “anti-aging” kavramını duyuyoruz. Güzelleşmek, gençleşmek ve cil yaşlanmasına karşı koymak için pek çok yolu deniyoruz. Ama günden güne doğallığın ön plana çıktığı ve gerçek güzelliğin durulukta olduğu bu dönemde artık yaşlanma karşıtı kavramını değil sağlıklı yaşlanmayı duyacağız. Sonuçta yaşlanmak doğanın bir gerçeği. Bununla savaşmak yerine yaşlanmayı sağlıklı bir biçimde karşılamak ve belirtileri yok etmek yerine vücudumuza iyi bakarak bu süreci mutlu bir şekilde geçirmek hedeflerimizden biri olmalı.

8. Ketojenik Beslenmede Ulaşılabilirlik

Son birkaç yıldır sık duyduğumuz terimlerden biri de ketojenik beslenme oldu. Sağlıklı yağ ve protein ağırlıklı bir beslenme türü olan ketojenik beslenmede karbonhidrat alımı çok düşük seviyelerde oluyor. Bu şekilde bir beslenme şeklini benimseyen kişilerin sayısı günden güne artıyor. Ilk başta alışması zor olan bu süreci kolaylaştıracak ürünleri artık piyasada daha fazla görebileceğiz. Ketojenik ekmekler, ketojenik atıştırmalıklar ve içecekler market raflarında ulaşılabilir olacak.

9. Sirkadiyen Beslenme ve Aralıklı Oruç

Konu beslenmeye geldiğinde aralıklı oruç (intermittent fasting) kavramı bu sene de gücünü koruyacak. Günü belirli saatleri arasından yemek yiyip kalanında kalorisiz sıvı alımı dışında beslenmeyi tercih etmeyen bu grup şimdilerde sirkadiyen ritmi de göz önünde bulundurmaya başlayacak. Aralıklı oruçta kişiler kendilerine bir aralık belirler. Çoğunluk 16 saat açlık, 8 saat içinde de yemek anlayışını benimser. Ama kimi zaman günün ilk öğününü yemek için öğle saatlerini beklemek iradeyi zorlayabilir.

Vücudun 24 saat içerisindeki biyokimyasal ve psikolojik davranışlarının bütünü olan sirkadiyen ritm, farklı bir beslenme akımını da ortaya çıkardı. Gece metabolizma yavaşladığı için gün batmadan yeme işini de sonlandırmak gerekiyor bu beslenme şekline göre. Yani aralıklı oruç yapmak isteyenler bunu sirkadiyen beslenme ile kolaylıkla birleştirebilir. Tabii ki tüm bu değişimleri doktor kontrolünde yapmakta fayda var.

10. Uykunun Yılı

Uzmanlar 2020 yılının iyi yaşam – wellness – trendlerini tahmin ederken buluştukları ortak noktalardan biri de bu yılın uyku yılı olacağıydı. Kulağa ilginç geliyor olabilir ama yaşamsal ihtiyaçlarımızdan biri olan uyku daha hiç olmadığı kadar gündemde olacak. Burada bahsettiğimiz günlük ihtiyacımız olan gece uykusu süreleri değil.

Bu tabii ki olmazsa olmaz bir ihtiyaç. Ama iyi yaşam çerçevesinde gündemimize oturacak olan gün ortası yapılan küçük uykular. “Power Nap” de denilen bu güç uykuları aslında oturduğumuz yerde daldığımız 15 – 20 dakikalık kısa kestirmelerden ibaret. Ama verdiği etkinin ne kadar olumlu olduğunu bunu alışkanlık haline getirenlerden duyabilirsiniz. Hem iş verimliliğinizi arttıran hem de zihinsel ve fiziksel sağlığınıza katkı sağlayan bu uykular için Amerika’da uyku barları (nap bar) açılmaya bile başlandı.

Kim bilir belki buralarda bile görürüz!

11. Yepyeni bir kavram: Painmoon

2020 yılı bizi yeni ve bizce anlamlı bir kavramla yakınlaştıracak. Honeymoon yani balayı kelimesini çağrıştırıyor ama tema çok daha farklı. Painmoon, hayatımızda olumsuz giden bir dönemin ardından (bir ayrılık, yas, fiziksel veya zihinsel bir yorgunluk) kendinizle baş başa kalmak ve sorunlarınızın üzerien giderek yenilenmek adına çıkılan tatillere verilen isim olarak kabul ediliyor.

Stres, öfke veya kaygı dolu bir sürecin ardından hem kafanızı boşaltmak hem de fiziksel anlamda güç ve enerji toplamak adına genellikle yalnız gidilen bu seyahatlerde spa merkezleri, yoga kampları, ekolojik oteller gibi seçenekler daha sık tercih ediliyor. Ama tabii ki önemli olan size en iyi gelecek rotayı seçmek ve hissettiğiniz acı her ne ise onu olabildiğince geride bırakmak.

12. Nohutun Altın Çağı

Evlerimizden genellikle eksik olmayan, doyurucu ve protein yüklü nohut sonunda tüm dünyada gerçek değerini görmeye başlıyor. Yıllardır özellikle veganların yüksek besin değerleri sebebiyle tercih ettiği bu bakliyatın ismini çok artık çeşitli ürün gruplarının içinde göreceğiz. İlk akla gelen de artık ülkemizde de yaygınlaşmaya başlayan nohut unundan makarna. Glutensiz bir ürün olduğu için gluten alerjisi olanlar tarafından da sık sık tercih ediliyor.

Nohut unu ekmek, kurabiye, kek gibi hamur işlerinde de kullanılabiliyor. Dünyada ise nohutlu sağlıklı atıştırmalıklar, nohut unundan pirinç, nohut sütü, yoğurdu ve hatta dondurması gibi ilginç ve besleyici ürünler market raflarında yerini almaya başladı. Bitki temelli beslenmeyi destekleyeceği için çok faydalı bir akım olacağı şimdiden öngörülüyor.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz